Sanarting | Online Sanat Galerisi
YÜKLENİYOR

Dalgalar

30.000,00₺

Kategori: Sanatçı:

Tuval üzerine yağlı boya, 80×100 cm, İmzalı, Fiyat: 30.000 TL

Şahlan Balkan İstanbul’a annesiyle geldi. Bir de sepetin içinde kedisi vardı.

Haydarpaşa Garı’na indiklerinde sahne, kendi deyimiyle eski bir Türk filmi gibiydi. 1947’de Ödemiş’te doğmuş, çocukluğundan beri gördüklerini; annesinin, ninesinin anlattıklarını kâğıda geçiren bir çocuktu. Ama İstanbul başka türlü çarptı ona.

Piyer Loti’ye çıktılar.
Haliç’i gördü.
Yıllar sonra o ânı yalnız dört kelimeyle anlatacaktı: “Tüylerim dimdik olmuştu.”

Belki bazı ressamların ilk tablosu, daha fırçayı ellerine almadan yapılır. Balkan’ınki de Haliç’ti. Sonra Beyoğlu’nda bir pasajın kenarında yağlı boya resimler gördü. Altlarında Haydar Besim Aydar’ın adı vardı. Aklına takılan soru son derece basitti: “Bunlar nasıl yapılıyor?”

O sorunun peşinden gitti. Kütüphaneleri dolaştı. Müzelere girdi. Sergiler gezdi. 1967’de Aydar’ın atölyesine ulaştı. Sonra başka atölyelere…

Balkan’ın resminde izlenimci duyarlıkla dışavurumcu bir serbestlik yan yana yürür. Işığı ve havayı yakalamaya çalışırken görüntüyü olduğu gibi kopyalamaz; çizgiyi taşırır, rengi gevşetir, şehri biraz da kendi heyecanının içinden geçirir.

Akademisi yoktu. İstanbul’u akademiye çevirdi. Kendisi bunu çok daha güzel söylüyordu: “Ben devlet sanatçısı değilim. Alaylıyım. Bütün atölyelere girdim çıktım. Ben halkın sanatçısıyım.”

Belki bu yüzden yerinde durmadı. Haliç’i, Eminönü’nü, Galata Köprüsü’nü resmetti; sonra Ege’ye indi. Bodrum’u, kıyıları, denizi, kasabaları dolaştı. İstanbul’un kalabalığıyla Ege’nin açıklığı aynı ressamın gözünde buluştu. Tekneler birkaç lekeye, evler ışığın içinde eriyen yüzeylere dönüştü. Tuvalle de yetinmedi; tenekeye, alüminyuma, ahşaba, kâğıda resim yaptı.

Ve şu cümlesi artık bütün bu coğrafyayı taşıyor: “Resim sevgi, paylaşma ve tespittir. İnsanın memleketini, taşını, doğasını, ağacını, insanını tespit etmektir.”

“Tespit”…
Soğuk bir kelime gibi duruyor. Oysa Balkan’ın elinde neredeyse sevmenin başka adı.

Bir şehri kayda geçirmek.
Bir ağacı unutmamak.
Bir kuleyi kalabalığın içinden seçip almak.
Bir teknenin kıyıda bıraktığı sesi saklamak…

Ek bilgi